Periodontal hastalık

27 Haziran 2008 – 23:03

hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70′inden hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya ; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir. hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Yani gingivitis hastalığın erken dönemidir. Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Erken dönemde çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Tedavi edilmezse periodontitise ilerleyerek dişeti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturabilir.

Periodontitis hastalıkların daha ilerlemiş bir safhasıdır. Dişleri destekleyen diğer dokularla birlikte alveol kemiğinde de hasar oluşur. Diş-dişeti arasında “” oluşur. varlığı infeksiyonun yerleşimini ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. ilerledikçe sallanmaya başlar, hatta çekime gidebilir.

Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir?

Dişeti hastalığının pek çok bulgusu vardır; Diş fırçalama sırasında kanayan dişetleri Kırmızı, şiş ve hassas dişetleri, dişlerden kolaylıkla ayrılabilen uzaklaşan dişetleri, ve dişetleri arasında iltihabi akıntı, sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan ( arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması). Isırma sırasında alt ve üst arasındaki ilişkilerin değişmesi. Bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma, sürekli kötü ağız kokusu. Bununla beraber, hiç bir bulgu vermeden de ileri safhalara ulaşabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla dişhekimine gitmek son derece önemlidir.

Etiketler: , , , , , , , ,

Osmanlı taktiği!!!

27 Haziran 2008 – 22:45

Osmanlı döneminde savaşa gidilirken, ülkede ne kadar deli ya da görünüş bakımından eli-ayağı bozuk, gulyabani tipli varsa hepsi toplanır ve ordunun en ön sırasında, düşmanın üzerine yürütülürmüş. Amaç, düşmanın psikolojisini bozmakmış.

Bi sonraki sırada ise, (affınıza sığınarak söylüyorum, ama anlatanlar hep böyle söylüyo) “daltarrak” denen adamlar bulunurmuş. Bunlar ise, saraya ufak yaşta alınan gayrı müslüm çocuklarıymış. Küçüklüklerinden itibaren sadece pirinç ve hamur işleriyle beslenip izbandut gibi olmaları sağlanırmış. Bi yandan da, her gün yağlı elleri ile mermer tokatlayıp idman yaparlarmış. Böylelikle elleri sağlamlaşır, beton gibi olurmuş. Zaten mermeri tokatlayarak kıramayanı da savaşa götürmezlermiş.

Bu daltarraklar savaşta gürz-kılıç filan kullanmayıp, düşman askerlerinin beyinlerini tek tokatla, (herhalde “Osmanlı tokadı” lafı da burdan geliyo) dışarı çıkartırlarmış. Düşünün, adamın kafasında miğfer var ve bi vuruşta kafa miğferle birlikte dağılıyo. Bu hikayeden de, nın bunca yeri nasıl fethettiği anlaşılıyo zaten. H

Etiketler: , , , , ,

MİT ile ilgili merak edilenler

27 Haziran 2008 – 22:37

Milli İstihbarat Teşkilatı´nın web sitesine yapılan ziyaretler her geçen yıl artarken, teşkilatla ilgili merak edilen sorular da web sitesinde cevaplanıyor. MİT´le ilgili merak edilen bazı ilginç soru ve cevapları şöyle:

Milli İstihbarat Teşkilatının ”www..gov.tr” adresiyle ulaşılan web sitesine ilgi her geçen gün artarken, geçen yıl siteyi ziyaret edenlerin sayısı 801 bin 669 ulaştı.

MİT’in web sitesini 2004 yılında 491 bin 998, 2003 yılında 358 bin 190, 2002 yılında 290 bin 396, 2001 yılında 165 bin 192, 2000 yılında ise 186 bin 708 kişi ziyaret etti.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın web sitesine giriş yapan kişilerden bazıları, görüş ve önerilerini gönderirken, bilgi isteklerini de ulaştırıyorlar. Geçen yıl web sitesini ziyaret eden bin 16 kişi, kuruma tebriklerini web sitesi aracılığıyla iletirken, bin 704 kişi ise çeşitli önerilerde bulundu. MİT’ten internet ortamıyla bilgi isteğinde bulunanların sayısı ise 20 bin 867 kişi.

MERAK EDİLENLER

Milli İstihbarat Teşkilatı ile ilgili merak edilen sorular, web sitesinde cevaplandırılıyor. Meraklı vatandaşların yönelttiği ve cevaplanan 20 soru arasında ilginç olanlar dikkat çekiyor. MİT’le ilgili merak edilen bazı ilginç soru ve cevapları şöyle:

Soru: İhbarda bulunmak isteyenler için özel ihbar hattınız var mı? Varsa neden bunu halka açıklamıyorsunuz?

Cevap: Milli İstihbarat Teşkilatı’nın halka açık bir özel ihbar hattı bulunmamaktadır. İç güvenlik örgütü olan Emniyet Genel Müdürlüğü bu uygulamayı sürdürmektedir. Ancak Milli İstihbarat Teşkilatı’nın internet sitesindeki (irtibat) bünde yer alan mesaj formu, sözü edilen amaç çerçevesinde de kullanılabilmekte, mesajlarda aktarılan bilgiler değerlendirilmektedir.

Soru: MİT’i diğer servislerle karşılaştırdığınız zaman yeriniz neresidir? Hangi yabancı servislerden üstünüz?

Cevap: Dünyadaki tüm devletler, rejimleri ne olursa olsun, milli güvenliğine içten ve dıştan yönelik mevcut veya olası tehditler hakkında önceden bilgi sahibi olabilmek amacıyla bir servisi kurmuşlardır. Bu kuruluşların gücü, devletin güvenliğe verdiği önem, sahip olduğu teknoloji, personelinin eğitimi ve tecrübesi, hepsinden önemlisi, kendi vatandaşlarından gördüğü destek ile doğru orantılıdır. MİT, bu açıdan dünyanın sayılı kuruluşları arasında yer almaktadır.

Soru: MİT mensuplarının yabancılarla görüşmesi veya evlenmesi yasak mıdır?
Cevap: Teşkilatımızın yürüttüğü görevin özelliği ve önemi nedeniyle personelin ilgili mevzuatımızda öngörülen bazı şart ve vasıfları haiz bulunması gerekmektedir. Yabancı asıl veya uyruklu kişilerle evlenme yasağı da bunlardan birisidir. Yabancılarla görüşme hususu da anılan şart ve vasıflar kapsamında olup, MİT personelinin sadece amirlerinin bilgileri dahilinde yabancılarla görüşmeleri mümkündür.

Soru: MİT’te çalışan herkes birbirini tanır mı? Tanıyorsa, gerçek kimliği ile mi, kod adıyla mı tanır?
Cevap: MİT yasal bir kuruluş, mensupları ise yurt dışına ve Türkiye sathına yayılmış devlet memurlarıdır. Coğrafi şartlar ve görevin özelliği nedeniyle farklı ortam ve yerlerde çalışırlar. Bu koşullardaki bir iş yerinde insanlar birbirlerini ne kadar tanırsa, MİT mensupları da birbirlerini o kadar ve elbette gerçek kimlikleri ile tanırlar. Ancak, tüm örgütlerinde olduğu gibi, görevin gerekli kıldığı durumlarda kod adı kullanılması gizlilik ve güvenliğin vazgeçilmezliğinden kaynaklanır.

Soru: MİT’te çalışanların trafikte geçiş önceliği, hız sınırlamasına uymama gibi ayrıcalıkları var mıdır? Yoksa sizler de trafik cezası ödüyor musunuz?
Cevap: MİT mensuplarının trafikte geçiş önceliği, hız sınırına uymama gibi herhangi bir ayrıcalığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla MİT çalışanları da tüm Türk vatandaşları gibi, trafik kurallarına uymakla yükümlüdürler. Aksi halde trafik cezaları ile tecziye edilmektedirler.

Soru: MİT, faaliyetleri sırasında teknolojiden ne ölçüde yararlanmaktadır?
Cevap: Milli İstihbarat Teşkilatı, içinde bulunduğumuz bilişim ve iletişim çağının sağladığı teknolojik imkanları devlet ı oluşturmada en geniş ölçüde kullanmaktadır Soru: Kimlerin telefonları dinleniyor? Telefonumun dinlendiğini nasıl anlarım?
Cevap: ”Telefon dinleme, yargı kararı ve yasa ile sınırlanmış özel durumlarda başvurulan bir uygulamadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına ve güvenliğine, anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen faaliyetlerde bulunmuyorsanız ya da yabancı ülkelerin kuruluşlarının ağına düşmemişseniz telefonunuzun dinlenmesi için hiç bir neden yoktur. Ama yine de telefonunuzun dinlenildiğinden şüphe duyuyorsanız, cumhuriyet savcılıklarına başvurup durumun incelenmesini isteyebilirsiniz.

Etiketler: , , , , ,