.


 

Sabetaycılık…

27 Şubat 2008 – 08:54

Sabetaycılık, 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan Sabatay Sevi’nin kurucusu olduğu, onu mesih (kurtarıcı son peygamber) kabul eden, Yahudi Mistisizmine (Kabbala) dayanan gizli inanç.

Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” müslüman göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. Kur’an da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler Münafikun Suresi’nde ele alınmaktadır. Taraftarları Sabatayistler, Sabatycı, Sabetaycı, Avdedî, Dönme, Selanikli, Meamin, Maminim, Takiyyeci, Munafık gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde Musevi ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “koferim” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “Sazanikos” (Sazan) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri Selanik’tir.

*Tek ve eşsiz olan ve onun dışında hiçbir benzeri mevcut olmayan yaratıcıya olan imanı korumaya itina göster.
*Gerçek mesih olan mesih’ine inan; şanını artıran david’in soyundan gelen senyörümüz, Kralımız Sabetay Sevi haricinde hiçbir kurtarıcı yoktur.
*Ne tanrının ne de mesih’in adına sahte yemin etme, zira senyörün adı ondan alınmıştır ve bu kutsal varlığa saygısızlık edilmez.
*Tanrının ve mesih’in adı geçtiği zaman saygı duyulur. Hemcinsine göre üstün olan doğası nedeniyle her kim olursa olsun ona saygı göstermelidir.
*Mesih’in sırrını anlatmak ve incelemek için toplantıdan toplantıya koşuşturulmalıdır.
*Onlardan ne kadar nefret ederse etsinler başka ulusların mensuplarını öldürmek için bile olsa kendi aralarında katil olamaz.
*16 Kislev günü herkes bir araya gelir ve herkes mesih’le ilgili başkalarından duyduğunu ve mesih’e olan inancın gizemi hakkında ne anladıysa yanındakilerine anlatır.
*Zina onlar arasında hüküm süremez. beriya kuralı mevcut olsa bile, buna rağmen hırsızlar yüzünden tedbir almak gerekir.
*Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.
*Türban inancı taşıyan birini, inandığı bir yer bile olsa, zorla bir yere sokulmaya izin verilmez, zira üstat mücadeleciler gurubuna ait bir kimse eksiksiz bir kalp haliyle ve istençli bir ruhla hiçbir şekilde zorlamadan kendiliğinden oraya girer.
*Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.
*Kislev ayının 16’sındaki bayram büyük sevinçle kutlanır.
*Kişiler birbirine karşı iyiliksever ve merhametli olmalıdır ve hemcinsinin istenci için kendi istenci gibi çaba sarf etmelidir.
*Her gün gizlice mezamir okunmalıdır.
*Her ayın doğuşu izlenmelidir ve ayın çehresini güneşle karşı karşıya gelmek üzere çevirmesi ve ay ile güneşin yüz yüze bakmaları için dua edilmelidir.
*Türklerin gözlerini örterek gizleme adetlerine, ramazan orucu tutmak için, ve keza kurban kesmek için sıkışmadıklarına dikkat edilmelidir. Gözün gördüğü her şey kusursuz olarak yerine getirilmelidir.
*Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.
*Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır.

Etiketler: , ,

Benzer makaleler

  1. Konuyu yorumlayan biri çıktı:

  2. bu konu hakkında çıkmış güzel bir kitap var.
    ilgilenenlerin okumasını tavsiye ederim.
    Kitabın ismi, yazarı ve kitap hakkında bi kaç bilgi copy paste eyledim aşağıya… en altta da link var. buyrun..

    Cengiz Şişman
    Sabatay Sevi ve Sabataycılar: Mitler ve Gerçekler
    Aşina Kitaplar, 2008

    “Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesini bitirdikten sonra doktarasını Harvard Üniversitesinde yapan Şişman, Türkiye’ye döndükten sonra Koç, Sabancı, TOBB üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak görev yaptı. Son olarak Tubitakta Başkan danışmanlığı görevinin üstlenen Cengiz Şişman şu an da Amerika’da Harvard Üniversitesinde Öğretim görevlisi olarak bulunmaktadır.

    Cengiz Şişman 10 yıl Sabataycılık üzerine çalıştı. Doktorasını da Amerika’nın ünlü üniversitelerinden Harvard’da “ Osmanlı Yahudi Tarihi” konusunda verdi. Şişman’ın Sabataycılığın dününe ve bugününe ilişkin değerlendirmeleri içeren ve Aşina kitaplardan çıkan kitabı son yıllarda sayısı hızla artan popüler yazarlardan farklı.

    Özellikle son yıllarda Yalçın Küçük ve Soner Yalçın’ın kitapları ile bu konu Türkiye’de her kesim tarafından tartışılıyor. İnternet sayesinde bu konudaki yorum ve spekülasyonlara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Ehil olan ve olmayan insanların yarattığı bu bilgi yığını çoğumuzun zihnini karıştırmakta hatta kirletmiş durumda..”

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=131007

    Yorum sahibi: gagu Ne zaman yazmış?: Mar 2, 2008

Yorum yazmak için giriş yapmış olmalısınız.